Yapı, 24 Temmuz 1660 Büyük İstanbul Yangını’nda zarar görmüş ve 10 Mayıs 1694 tarihli bir irade ile yenilenmiştir.
Günümüzdeki yapının, bitişik iki sinagogun aralarındaki duvar kaldırılarak birleştirilmesiyle ortaya çıktığı iddia edilmektedir.
Avludaki bir kitâbeye göre sinagog, tarafından 1992’de; Jak Kamhi başkanlığında, Nedim Yahya koordinasyonunda, Naim Güleryüz’ün girişimiyle ve kıdemli mimar Hüsrev Tayla’nın çalışmasıyla restore edilmiştir.
II. Dünya Savaşı’nın seferberlik yıllarında yapı, bir süvari birliğine ev sahipliği yapmıştır.
16 Eylül 1987 tarihli karar uyarınca (Resmî Gazete’de 9 Haziran 1989’da yayımlanmıştır), sinagog Korunması Gerekli Kültür Varlıkları Listesi’ne (No. 128) alınmıştır.
Öne Çıkan Özellikleri:
“Ahrida” adı, kurucuların geldiği söylenen Ohri kasabasından türemiştir.
Kürkçü Çeşme Sokağı üzerinde yer alan yapı, Balat sinagogları arasında en büyük ve en görkemli olanı olarak tanımlanmaktadır.
Tevah (Teva), gemi pruvasını andırır; bir inanış bu formu Nuh’un Gemisi’yle ilişkilendirirken, bir başka yorum bunu Sefaradları İspanya’dan Osmanlı’ya taşıyan Osmanlı kalyonlarına bağlar.
17. yüzyılda kendisini Mesih ilan eden Sabatay Sevi’nin bir cumartesi günü sinagog içinde vaaz verdiği iddia edilmektedir.
Sinagogla ilişkilendirilen dikkat çekici hatıralardan biri, 18 Mayıs 1877’de Osmanlı ordusunun Osmanlı–Rus Savaşı’ndaki zaferi için düzenlenen dua törenidir; törene Sadrazam İbrahim Edhem Paşa ve üst düzey devlet görevlileri katılmıştır.