Tekkenin güneyinde, daha eski bir yapının yerinde 20. yüzyıl ortalarında üç katlı ahşap harem bölümü inşa edilmiştir.
Tekke Nakşibendî tarikatı tarafından kullanılmış; 1885-1886’da tekke içinde beş kişinin yaşadığı tespit edilmiştir.
1925’te tekke ve zâviyelerin kapatılmasından sonra yapı bakımsız kalmış ve bir süre barınma ihtiyacına tahsis edilmiştir.
Yapı restore edildikten sonra bir süre sivil kullanım görmüş; günümüzde dayanışma merkezi işleviyle kullanılmaktadır.
Öne Çıkan Özellikleri:
Beşir Ağa Külliyesi’nin tekke birimidir; kitâbesine göre tekke yapısı külliyenin diğer binalarından ayrı olarak 1745’te inşa edilmiştir.
Tekke; derviş hücreleri, mutfak, yemekhane, selâmlık ve tevhidhâneden oluşur ve birimleri revaklı bir avlu etrafında toplanmıştır.
Kare biçimli revaklı avlunun çevresinde kubbeli derviş hücreleri yer alır; tekkenin diğer bölümleri avlunun bir tarafında iki katlı bir düzenle kurgulanmıştır.
Yapı, 18. yüzyıl ortası İstanbul’unda Batı tesirleriyle gelişen üslup arayışlarının erken örnekleri içinde değerlendirilir.