Tekke, kuruluşta Nakşî iken üçüncü postnişin Beypazarî El-Hac Ali Efendi döneminde Halvetiyye’ye geçmiştir.
Beypazarî Ali Efendi sonrasında kısa süre Halidî-Nakşî çizgisine girmiş; 19. yüzyılın ikinci yarısında Şeyh Sa’deddin Efendi’nin posta geçmesiyle Sünbülî tekkeleri arasında yer almıştır.
Bir süre harap ve metruk kaldıktan sonra Hasan Kamil Efendi tekkeyi ihya etmiş ve tekke yeniden Nakşî tekkeler arasına dâhil olmuştur.
Tekke faaliyeti 1925’te sona ermiş; yapı, ailenin kayd-ı hayat şartıyla ikametine bırakıldıktan sonra uzun süre metruk kalmıştır.
2009’daki yangında tevhidhâneye ait bir bölüm dışında yapı tahrip olmuştur.
İstanbul IV Numaralı Koruma Kurulu, 03.12.2008 tarihli 2512 sayılı kararla yapının restorasyonuna karar vermiştir.
Yapı, 2011 yılında Fatih Belediyesi tarafından restore edilmiştir.
Öne Çıkan Özellikleri:
Tekke, 18. yüzyıl sonu İstanbul’unda Nakşibendî ve Halvetî çevreler arasında tarikat aidiyeti değişimleriyle izlenen bir dergâh örneğidir.
Tekkeye bağlı su yapısı unsurları arasında 1692-1693 tarihli Beşikçizade Çeşmesi bulunmaktadır.
Tekkeye ait hazire günümüze ulaşmıştır.
Tekkeyle ilişkili kentsel öğeler arasında kuyu ve abdest teknesi (su teknesi) kayıtlıdır.