Yapımından Sonraki Değişiklikler
Günümüzdeki yapının yerinde 1710 yılında inşa edilmiş bir mescidin bulunduğu resmî kayıtlarda geçmektedir.
Zamanla harap olan mescidin yerine 1826 yılında Osmanlı devlet adamı ve tuğrakeşi Mehmed Tahir Efendi tarafından günümüzdeki cami inşa ettirilmiştir.
1898 yılında kapsamlı bir onarım geçirmiş ve kuzey tarafında genişletme yapılarak Batı tarzı süslemeler eklenmiştir.
Caminin kuzeyinde Defterdar Tahir Efendi tarafından inşa ettirilen sıbyan mektebi günümüze ulaşmamış, yerine otel yapılmıştır.
Cami avlusunun kuzey duvarına bitişik iki çeşme ile batıya bakan üçüncü bir çeşme inşa edilmiştir; bu çeşmelerden yalnızca biri günümüze ulaşmıştır.
Öne Çıkan Özellikler
Harem Cami veya Harem İskele Camii adlarıyla da bilinen yapı, ilk yapıldığı zamanlarda deniz kenarında bulunmaktaydı.
Cami, kesme taş ve tuğladan oluşan, empire üslubunu yansıtan sade bir tasarıma sahiptir. Caminin çatısı da ahşap ve kiremitli yapıdan oluşmaktadır.
Caminin avlusunda iki giriş kapısı bulunur; cadde üzerindeki ana kapı Türk barok tarzında mermer işçilikle yapılmış ve sayvanlıdır.
Mihrabında asma kandil motifi bulunur; minber ve vaaz kürsüsü ahşaptan yapılmış olup yeşil ve yaldızlı boyalarla süslenmiştir.
Tahir Efendi’nin ketebe kaydı bulunan “Yâ Hazret-i Bilâl-i Habeşî” yazılı pano caminin özgün unsurları arasında yer alır.
Tek şerefeli tuğla minaresi beyaz kesme taş detaylarıyla bezeli olup uca doğru sivrilen bir külahla sonlanır.
Caminin banisi Mehmed Tahir Efendi, dönemin en önemli tuğrakeşlerinden biridir. Tuğrakeş; resmî ferman, antlaşma ve mektuplara Padişah'ın imzasını çeken divan görevlisine verilen isimdir.

