Öne Çıkan Özellikler
Toplu halde bulunan kabirlerin yer aldığı alanlar olarak bilinen hazireler; külliye, cami, tekke veya mescitlerin etrafında umumiyetle kıble tarafında yer alan hususî mezarlıklardır. Hazireler, içinde bulunan mezar taşlarıyla tarihe ışık tutan bir açık hava müzesi fonksiyonunu icra ederler. Burada yatan zevatın hayatları hakkındaki kısa bilgiler kadar seyredenleri etkileyen ve her biri sanat eseri olan mezar taşları, dönemin şairlerini, hattatlarını, hakkâklarını (oymacı) ve estetik anlayışını günümüze taşıyan önemli belgelerdir.
Fatih Camii Külliyesi'nin 1470 yılında tamamlanması ile alan öncelikle Fatih Sultan Mehmed ile eşi Gülbahar Hatun'un türbelerine ev sahipliği yapmıştır. İlk 300 yıl boyunca bu alan sivil halkın veya devlet memurlarının definlerine kapatılmış, sadece hanedan üyeleri ve çok istisnai saray mensupları için kullanılmıştır.
1766 yılındaki büyük İstanbul depreminde cami ve çevresi ağır hasar görmüştür. Sultan III. Mustafa tarafından cami yeniden inşa edilirken hazire alanı da düzenlenmiştir. Hazirenin asıl yoğun sivil ve resmi defin alanı haline dönüşmesi, 1780 (Hicrî 1194) yılından sonra çevreye yapılan definlerle ivme kazanmıştır. 1817 yılında Nakşidil Sultan Türbesi'nin yapılmasıyla hazire sınırları daha da netleşmiş ve duvarlarla çevrilmiştir.
1871 yılında Şeyhülislam Mehmed Refik Efendi'nin padişah iradesiyle buraya defnedilmesi, hazireyi ulema, asker ve entelektüellerin toplandığı bir "açık hava müzesi" kimliğine kavuşturmuştur. Bu tarihten sonra Ahmed Cevdet Paşa, Gazi Osman Paşa ve Ali Emirî Efendi gibi tarihi şahsiyetler buraya gömülmüştür.
Cumhuriyet'in ilanından sonra tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması kanunuyla hazireye defin yasaklanmıştır.
Günümüzde hazireye defin yapılabilmesi için ancak Cumhurbaşkanı onayı ve Bakanlar Kurulu (Cumhurbaşkanlığı Kabinesi) kararı gerekmektedir. Bu sayede yakın tarihte Prof. Dr. Halil İnalcık, Prof. Dr. Kemal Karpat ve Kadir Topbaş gibi isimler tarihi alana kabul edilmiştir.
Fatih Camii Haziresi’nde 409 adet mezar taşı bulunmakla beraber, boş mezarlara ait olduğu varsayılan şahidelerin de numaralandırılmasıyla rakam 425’e ulaşmıştır. 47 adet mezarın sahipleri ise tespit edilememiştir. Bunlardan 113’ü kadına, 177’si ise erkeğe ait mezar taşlarıdır.
Günümüzde, hazirede medfun Gazi Osman Paşa, Şeyhülislâm Mehmed Refik Efendi, Ahmed Midhat Efendi, Ahmed Cevdet Paşa, Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi, Hattat Sami Efendi, Gazi Ahmed Muhtar Paşa, Ali Emirî Efendi, Mehmed Esad Yesarî, Yesarîzâde Mustafa İzzet, Salih Zeki Bey, Bolâhenk Nuri Bey, Âbidin Paşa, Ahmed Amîş Efendi ve daha nice tarihî şahsiyetler ziyaretçilerini beklemektedir.
Fatih Camii Haziresi'nde medfun kişilerin hazire numaraları ve isimlerine dair bilgiler, 2007 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından hazırlanan "Türk Kültür ve Medeniyet Tarihinde Fatih Külliyesi (Fevzi Günüç, Ali Rıza Özcan)" adlı esere göre düzenlenmiştir.

