Ahmed Amiş Efendi
Profil özeti

Öne Çıkan Özellikler
1807’de Tırnova’da doğan Ahmed Amiş Efendi, medrese tahsilini burada tamamlamış ve sıbyan mektebi muallimliği yapmıştır. Kaynaklarda “Amiş’in Mektebi” diye anılan bu mektebin talebeleri arasında sonradan önemli bir fikir adamı olacak İsmail Fenni Ertuğrul ile hattat Hasan Rızâ Efendi de yer almıştır.
Yirmili yaşlarında, Şabâniyye tarikatının Kuşadaviyye koluna mensup Ömer Halvetî’ye intisap etmiştir. 1846’da irşada mezun olmuş; daha sonra İstanbul’a giderek Kuşadalı İbrahim Efendi’nin halifelerinden Mehmed Tevfik Bosnevî ile görüşmüştür. Tırnova’ya döndüğünde bir süre hamam işletmiş; bu tercihinde, Zeyrek civarındaki Çinili Hamam’ın sahibi olan Bosnevî Mehmed Tevfik Efendi’nin hayat tarzı etkili olmuştur.
1877’den sonra Tırnova’dan ayrılmış; İstanbul’a gelişinde Niğdeli Bekir Efendi’den Fatih Sultan Mehmed Türbesi türbedarlığını devralmış ve bundan sonra “Fatih Türbedarı” adıyla tanınmıştır.
Ahmed Amiş Efendi’nin tarikat yolu Halvetî-Şabânî silsilesidir. Bunun yanında Gümüşhâneli Ahmed Ziyâeddin Efendi’den Nakşibendî icâzeti almış; 1886’da Üsküp’te Nûrü’l-Arabî ile görüşmüş ve ondan da icâzet almıştır. Kaynaklarda Nûrü’l-Arabî’den sonra devrinin en büyük Melâmîlerinden biri olarak anılmıştır.
Amiş Efendi eser telif etmemiştir, fakat sohbetleri, sözleri ve bazı hatıraları çevresindeki isimler tarafından kaydedilmiştir. Abdülaziz Mecdi Tolun’dan aktarılan rivayetler Osman Ergin’in Mecmûa-i Tasavvuf adlı defterinde korunmuş; Ahmed Avni Konuk’un da Amiş Efendi’nin sohbetlerinde tuttuğu notlar bulunduğu kaydedilmiştir.
Yakınları ve talebeleri arasında Bursalı Mehmed Tâhir, Babanzâde Ahmed Naim, Ahmed Avni Konuk, Hüseyin Avni Konukman, İsmail Fenni Ertuğrul, Abdülaziz Mecdi Tolun ve Maraşlı Ahmed Tâhir Efendi gibi son dönem Osmanlı ilim, fikir ve tasavvuf çevrelerinin önemli isimleri bulunur. Kızı, Babanzâde Ahmed Naim Bey ile evlenmiştir.
Ahmed Amiş Efendi, 9 Mayıs 1920’de damadı Babanzâde Ahmed Naim Bey’in Şehzadebaşı’ndaki evinde vefat etmiştir. Cenazesini Fatih Camii İmamı Bekir Efendi yıkamış, cenaze namazını Abdülaziz Mecdi Efendi kıldırmıştır. Bekir Efendi’nin cenazeyi yıkamasıyla ilgili olarak, yıllar önce Sarıgüzel Hamamı’nda Ahmed Amiş Efendi’ye yardım etmek istediğinde ondan “Sen beni sonra iyice bir yıkarsın” cevabını aldığı nakledilir. Ahmed Amiş Efendi, yıllarca türbedarlığını yaptığı Fatih Sultan Mehmed Türbesi yakınında, oğlu Ali Hâkî Bey’in kabri yanına defnedilmiştir.
Ahmed Amiş Efendi’nin şahidesindeki manzume, müridlerinden Evrenoszâde Sâmi Bey tarafından söylenmiştir. Şahidenin baş tarafındaki celî sülüs ve ayak ucundaki celî ta‘lik yazılar Hatib Ömer Vasfî Efendi’ye aittir. Ömer Vasfî Efendi, Sâmi Efendi yanında yetişmiş; Ahmed Amiş Efendi’nin mezar şahidesi, Hırka-i Şerîf Camii’ndeki celî sülüs levhası ve bazı kabir kitabeleriyle tanınan son devir hattatlarındandır.

Kitabe
O, ebedidir. Tek ve benzersiz yol gösterici Ahmed Hazretleri'nin temiz ruhuna (layık) yüce makam ilahi arşın gölgesidir. Allah'a kavuşanların yücesi ve velilik feyzinin kaynağıdır. Birliğin sırrı temiz yüzünde görülürdü. Şaban-ı Veli yolunda zamanının en mükemmeli olup, hal ehline birçok zaman irfan kıblesiydi. Ah! İlahi vahdet alemine yükseldi. Sonsuzluğun tecelli nurları içinde görünmez oldu. Onun yüzünün nurları kalbime neşe saçtıkça, önümde ölümsüzlük zevkinin şevkleri parlıyor. Birliğin cezbesiyle Sami tam tarih söyledim: "Cihanın biricik piri Allah'ın cemalini seyredeceği gül bahçesine gitti." 9 Mayıs 1920. (Hattat) Ömer Vasfi (yazdı).
Allah'ın emanetlerini taşıyan, insana mahsus makamları kendinde toplamış, Allah yolunda olanların yol göstericisi, Halvetiyye'nin Şabaniyye kolundan Hacı Ahmed Amiş Hazretleri'nin -Allah sırrını mukaddes kılsın- şerefli rûhu için Fâtiha.
Ruhuna el-Fâtiha.