Ali Emiri Efendi

Profil özeti

Doğumu / Ölümü1854 / 1924
GöreviMüellif / Şair / Millet Kütüphanesi'nin Kurucusu
Hazire Numarası243
Sesli dinle
-0:00

Öne Çıkan Özellikler

  • 1857 yılında Diyarbakır’da doğan Ali Emîrî Efendi, Emîrîzâdeler diye bilinen köklü bir aileye mensuptur. Babası Seyyid Mehmed Şerif Efendi’dir. İlk tahsilini Diyarbakır’da Sülûkiyye Medresesi’nde yapmış; Arapça ve Farsça öğrenmiş, genç yaşlarından itibaren şiir, tarih ve biyografi kitaplarına ilgi duymuştur.

  • Memuriyet hayatına Osmanlı taşra teşkilatında başlamış; Leskovik, Kırşehir ve Trablusşam’da muhasebecilik, Ma‘mûretülazîz ve Erzurum’da defterdarlık, Yanya, İşkodra ve Yemen’de maliye müfettişliği gibi görevlerde bulunmuştur. Bu görevler sırasında Anadolu, Rumeli ve Arap vilayetlerinde dolaşmış; gittiği yerlerde kitap, belge ve yazma eser toplamayı sürdürmüştür.

  • Ali Emîrî Efendi’nin asıl şöhreti, ömrü boyunca topladığı nadir eserleri milletin istifadesine açmasından gelir. Fatih’te Feyzullah Efendi Medresesi’nde kurduğu Millet Kütüphanesi’ne çoğu nadir ve tek nüsha olan yaklaşık 16.000 cilt eser bağışlamış; vefatına kadar bu kütüphanenin müdürlüğünü yürütmüştür. Kütüphaneye kendi adının değil “Millet” adının verilmesini istemesi, kitaplarını şahsî bir koleksiyon olmaktan çıkarıp kamusal bir emanet hâline getirmiştir.

  • Türk dili ve kültür tarihi bakımından en büyük hizmeti, Kâşgarlı Mahmud’un Dîvânü Lugāti’t-Türk adlı eserinin bilinen tek nüshasını bulup ilim dünyasına kazandırmasıdır. 1914 yılı başlarında sahaflarda fark ettiği bu yazma, Kilisli Rifat Bilge’nin yoğun çalışmasıyla düzenlenmiş ve I. Dünya Savaşı yıllarında yayımlanarak kaybolmaktan kurtulmuştur.

  • Emekliliğinden sonra ilmî ve edebî çalışmalarını hızlandıran Ali Emîrî Efendi, Millî Tetebbûlar Encümeni, Tasnîf-i Vesâik-i Târîhiyye Encümeni ve Târîh-i Osmânî Encümeni gibi kurumlarda görev almıştır. Osmanlı Arşivi’nde kendi adıyla anılan “Ali Emîrî Tasnifi”nin meydana gelmesinde de rol oynamıştır. Tezkire-i Şuarâ-yı Âmid, Mardin Mülûk-i Artukıyye Târihi, Osmanlı Vilâyât-ı Şarkıyyesi, İşkodra Şâirleri, Yanya Şâirleri ve Yemen Hâtırâtı gibi eserleri onun tarih, edebiyat ve biyografi alanındaki ilgisini gösterir.

  • Hayatı boyunca evlenmeyen Ali Emîrî Efendi, kitaplarına düşkünlüğü, kuvvetli hafızası, keskin mizacı ve eski eserler konusundaki hassasiyetiyle tanınmıştır. 23 Ocak 1924’te İstanbul’da vefat etmiş ve Fatih Camii Haziresi’ne defnedilmiştir.

  • Ali Emîrî Efendi’nin şahidesi, hemşehrisi Hâmid el-Âmidî, bilinen adıyla Hattat Hamid Aytaç tarafından yazılmıştır. Diyarbakır doğumlu Hamid Aytaç, 20. yüzyıl Türk hat sanatının en önemli isimlerinden biridir; özellikle celî yazıları, Şişli Camii ve İstanbul’daki pek çok cami kitabesiyle tanınmıştır.

Kitabe

O, ebedidir. Fatih'te bulunan Millet Kütüphanesi'nin kurucusu, müslümanların en faziletlilerinden ve şairlerin hürmete değer olanlarından, edebiyatçıların gururu Diyarbakırlı Ali Emirî Efendi merhumun ebedî karargâhıdır. Fâtiha. Doğumu: 1857 / Vefatı: 1924. Diyarbakırlı Hâmid (Aytaç yazdı).

Ruhuna el-Fâtiha.