Hüseyin Rıfkı Paşa
Profil özeti

Öne Çıkan Özellikler
Doğum tarihi tespit edilemeyen Hacı Hüseyin Rıfkı Paşa, Mühendishane-i Berrî-i Hümâyun hocalarından Ali Bey’in oğludur. Mühendishane-i Berrî-i Hümâyun, Osmanlı ordusuna topçu ve istihkâm subayları yetiştiren askerî mühendislik mektebiydi.
Hüseyin Rıfkı Paşa, 1846’da tahsilini tamamlamak üzere birkaç arkadaşıyla birlikte Viyana’ya gönderilmiştir. Viyana’daki tahsili sırasında Osmanlı tarihini Almancaya tercüme etmiş ve bu çalışmasıyla imparatorun takdirini kazanmıştır. Bu vesileyle şerefine bir de ziyafet verilmiştir.
Tahsili sonrasında İstanbul’a dönerek Seraskerlik Topçu Dairesi’nde göreve başlamış, burada reisliğe ve ferik rütbesine kadar yükselmiştir.
Otuz üç yıl Topçu Dairesi riyasetinde bulunan Hüseyin Rıfkı Paşa, aynı zamanda askerî mekteplerde uzun yıllar ders vermiştir. Bu hocalığı döneminde son dönem Osmanlı ordusunun tanınmış pek çok kumandanı onun tedrisinden geçmiştir.
Topçuluk ve istihkâm sahalarında meşhur eserler kaleme alan Hüseyin Rıfkı Paşa’nın Topçuluk Fenni, İstihkâmât-ı Cesîme, Hücum ve Müdafaa ve Usûl-i İnşâ-i Tarîk gibi çalışmaları bilinir.
19 Rebiülevvel 1329 / Rûmî 6 Mart 1327’de (Miladî 19 Mart 1911) Harbiye Mektebi'nde yaptığı konuşma sırasında rahatsızlandıktan bir hafta sonra vefat eden Hacı Hüseyin Rıfkı Paşa, Fatih Camii Haziresi’ne defnedilmiştir.

Kitabe
Ziyaretçi! Bu mübarek kabirde dinlenen, otuz üç sene Topçu Dairesi Başkanlığı'nda bulunmuş ve askeri okullarımızda senelerce eğitim vererek en tanınmış askeri idarecileri yetiştirmiş olan Hacı Hüseyin Rıfkı Paşa'dır. Allah'ın rahmeti çokça üzerine olsun. 20 Mart 1911.
Adı geçen merhum, Mühendislik Okulu'nu ve Viyana Askeri Üniversitesi'ni birincikle bitirdi. Türkçe ve Almanca yazdığı pek çok eseri vardır. Batının askeri gelişme usullerini Osmanlı ordusuna getiren tarihi bir kişidir. Dini ilimlerden de diploması vardır. Yetmiş seneyi aşan askerliğinde devlete ve vatana çok büyük hizmetleri olmuştur. Harp Okulu'nun yetmiş beşinci yıldönümünde okulun "en kıdemli mezunu" olarak kendilerine fevkalade saygı gösterildi ve tören sırasında yaptığı konuşması asker arkadaşlarına son dersleri oldu. Doğu ve Batı'nın kültür ve medeniyetini iyice özümsemiş büyük hoca bir hafta sonra vefat etti.
Ruhuna el-Fâtiha.