İsmail Hakkı Sami Efendi

Profil özeti

Doğumu / Ölümü1838 / 1912
GöreviHattat / Nişân-ı Hümâyun Kalemi Mümeyyizi
SıfatıCelî sülüs ve celî ta‘lik hattının son büyük üstatlarından
Hazire numarası102
Sesli dinle
--:--

Öne Çıkan Özellikler

  • 13 Mart 1838’de İstanbul’da, Fatih’in Haydarhâne mahallesinde doğan İsmail Hakkı Sâmi Efendi, Yorgancılar kethüdası Hacı Mahmud Efendi ile Nefise Hanım’ın oğludur. Kurban bayramı sonrasında doğduğu için kendisine İsmail Hakkı adı verilmiş; Bâbıâli’de aldığı “Sâmi” mahlasıyla tanınmıştır. Gençlik yazılarında zaman zaman “Yorganîzâde” lakabını da kullanmıştır.
  • Sıbyan mektebindeki tahsilinin ardından hat eğitimine başlamış; sülüs ve nesihi Boşnak Osman Efendi’den, ta‘lik hattını Kıbrısîzâde İsmail Hakkı Efendi’den öğrenmiştir. Divanî, celî divanî, rika, celî sülüs ve celî ta‘lik gibi farklı hat türlerinde kendini yetiştirmiş; zamanla Osmanlı hat sanatında özellikle celî sülüs ve celî ta‘lik sahasının en güçlü isimlerinden biri kabul edilmiştir.
  • Geçim sıkıntısı sebebiyle genç yaşta Maliye Kalemi’ne girmiş, daha sonra Dîvân-ı Hümâyun Mühimme Kalemi’nde görev yapmıştır. 1878’de Dîvân-ı Hümâyun Dairesi hutût-ı mütenevvia (çeşitli hatlar) muallimliğine getirilmiş; ardından Nişân-ı Hümâyun Kalemi hulefalığına ve 1883’te aynı kalemin mümeyyizliğine (kontrol ve tashih görevlisi) yükselmiştir. Nişân-ı Hümâyun Kalemi, Osmanlı merkez bürokrasisinde nişan, berat ve resmî yazı işleriyle ilgili kalemlerden biriydi.
  • Sâmi Efendi yalnız devlet kalemlerinde görev yapan bir memur değil, aynı zamanda hat sanatında yeni bir üslup meydana getiren büyük bir üstattır. Üsküdar Yeni Valide Camii, Aksaray Pertevniyal Valide Sultan Camii, Cihangir Camii, Altunizâde Camii, Hamidiye Etfal Hastahanesi ve Yıldız Sarayı çevresindeki bazı kitabeler onun celî sülüs ve celî ta‘lik yazılarıyla anılan eserler arasındadır. Taş üzerine yazdığı mezar şahideleri de hat sanatındaki üretiminin önemli bir bölümünü oluşturur.
  • Sülüs, ta‘lik, divanî ve tuğra sahalarındaki maharetiyle kendi devrindeki hattatların müracaat ettiği bir üstat hâline gelen Sâmi Efendi, Kâmil Akdik ve İsmail Hakkı Altunbezer gibi Cumhuriyet devrine de uzanan büyük hattatların yetişmesinde etkili olmuştur.
  • Son yıllarında sağlık sorunları yaşayan Sâmi Efendi, 16 Receb 1330’da (Miladî 1 Temmuz 1912) vefat etmiş; Fatih Camii Haziresi’nde daha önce vefat eden eşi ve kızının yanına defnedilmiştir.
  • İsmail Hakkı Sâmi Efendi’nin şahidesi, talebesi Hacı Kâmil Akdik tarafından celî sülüsle yazılmıştır. Daha sonra “reisü’l-hattâtîn” unvanıyla anılacak olan Kâmil Akdik, Sâmi Efendi’nin önde gelen talebelerindendir; şahidenin tezyinatı ise yine talebelerinden İsmail Hakkı Altunbezer’e aittir.

Kitabe

O, yaratandır, ebedidir. Güzel ahlakı ve hat sanatının her dalında tam yetkili ve söz sahibi olarak ün yapmış ve herkesin beğendiği bir insan olarak fani dünyaya veda eden önemli devlet adamlarından eski Nişan-ı Hümayun Kalemi Mümeyyizi saygıdeğer üstad, Allah'ın rahmeti ve bağışına erişen, çok nazik, zariif efendimiz İsmail Hakkı Sâmi Efendi'nin temiz ruhuna Fatiha. 1911. Bu yazıyı Allah'ın rahmetine eren (S'ami Efendi'nin) öğrencisi Hacı Kâmil (Akdik) yazdı.

Ruhuna el-Fâtiha.

İsmail Hakkı Sami Efendi · Dijital İstanbul