Yesarizade Mustafa İzzet Efendi

Profil özeti

Doğumu / Ölümü1770'ler / 1849
GöreviHattat / Anadolu ve Rumeli Kazaskeri / Takvimhâne Nazırı
SıfatıHattât Yesârî Mehmed Es'ad Efendi'nin oğlu
Hazire Numarası250
Sesli dinle
-0:00

Öne Çıkan Özellikler

  • 1770’li yılların başında İstanbul’da doğduğu kabul edilen Mustafa İzzet Efendi, Osmanlı ta‘lik hattının büyük isimlerinden Mehmed Es‘ad Yesârî Efendi’nin oğludur. Bu sebeple daha çok “Yesârîzâde” adıyla tanınmıştır. Hat eğitimini küçük yaşta babasından almış; 1787’de ta‘lik icâzeti almıştır.

  • Başlangıçta babasının celî ta‘lik üslubuna çok yakın eserler veren Yesârîzâde, zamanla kendi yazı tavrını oluşturmuştur. 1815’ten itibaren belirginleşen bu üslup, özellikle 1824 sonrasında olgunlaşmış; Türk ta‘lik hattını celî yazıda en yüksek seviyelerinden birine taşımıştır. Celî ta‘lik, mimari kitabelerde ve büyük levhalarda kullanılan iri ta‘lik yazıdır; Yesârîzâde bu yazıyı ölçü, âhenk ve mimariyle uyum bakımından yeni bir zarafete ulaştırmıştır.

  • III. Selim, II. Mahmud ve Sultan Abdülmecid devirlerinde İstanbul’un pek çok mimari eserinde onun imzası görülür. Alay Köşkü, Nusretiye Sebili, Tersâne-i Âmire’deki kitabeler ve dönemin çeşme, cami, sebil, saray ve resmî yapı yazıları, Yesârîzâde’nin celî ta‘likteki kudretini gösteren örnekler arasındadır. İstanbul’daki âbideler üzerinde imzasıyla yüzü aşkın kitabesi kalan hattatlar arasında en önde gelen isimlerden biridir.

  • Yesârîzâde yalnız hattatlığıyla değil, ilmiye teşkilatındaki yükselişiyle de tanınmıştır. Müderrislik ve kadılık pâyelerinden sonra 1839’da fiilen Anadolu kazaskeri, 1846’da ise Rumeli kazaskeri olmuştur. Kazaskerlik, Osmanlı ilmiye teşkilatının en yüksek yargı ve ilim makamlarından biridir; bu yönüyle Yesârîzâde, sanat kudretiyle devlet hiyerarşisinde yüksek mevkii birleştiren isimlerdendir.

  • 1842’de Takvîm-i Vekāyi‘in basıldığı Takvimhâne’nin nâzırlığına getirilmiş, bu sırada Matbaa-i Âmire’nin idaresini de yürütmüştür. Onun yazdığı harflerden alınan kalıplarla hurde ta‘lik hattıyla kitap basımına başlanmış; bu harflerle basılan ilk eserlerden biri Kasabbaşızâde İbrâhim Efendi’nin Risâle-i İ‘tikādiyye adlı risalesi olmuştur.

  • Hat sanatındaki üretimi son derece geniştir. Vefatından sonra terekesinden on binlerce satır celî ta‘lik kalıbı çıktığı aktarılır. Talebeleri arasında Ali Haydar Bey, Abdülfettah Efendi ve devrin başka önemli hattatları bulunur. Onun celî ta‘lik üslubu, 19. yüzyıl boyunca İstanbul kitabelerinde ve hat meşklerinde güçlü biçimde yaşamaya devam etmiştir.

  • Yesârîzâde Mustafa İzzet Efendi, 23 Haziran 1849’da vefat etmiş ve Fatih medreseleri arkasındaki Tûtî Abdüllatif Efendi Medresesi haziresinde babası Mehmed Es‘ad Yesârî Efendi’nin yanına defnedilmiştir. Bu hazire 20. yüzyıl başındaki yangın ve yol genişletme çalışmaları sırasında ortadan kalkınca, baba-oğul iki büyük hattatın mezar şahideleri daha sonra Fatih Camii Haziresi’ne getirilmiştir.

  • Yesârîzâde Mustafa İzzet Efendi’nin şahidesi, talebelerinden Ali Haydar Bey tarafından celî ta‘lik hattıyla yazılmıştır.

Kitabe

O, ebedidir. Değerli üstad, Allah'ın rahmeti ve bağışına kavuşan Yesârîzâde Hacı Mustafa İzzet Efendi'nin rûhu ve Allah rızâsı için Fâtiha. Haziran 1849.

Ruhuna el-Fâtiha.