Yusuf Sıdkı Mardini
Profil özeti

Öne Çıkan Özellikler
Hicrî 1237’de (Miladî 1821) Mardin’de doğan Yusuf Sıdkı Mardinî Efendi, Mardin müftüsü Seyyid Ömer Şevki Efendi’nin oğludur. Hz. Hüseyin soyuna nispet edilen köklü bir seyyid ailesine mensuptur.
Küçük yaşta Kur’an eğitimine başlamış, babasının da desteğiyle dinî ilimlerde kısa sürede temayüz etmiştir. Mardin’de tahsilini tamamladıktan sonra önce Mardin Mahkemesi başkâtipliğinde bulunmuş, ardından Mardin müftülüğü görevini yürütmüştür.
Uzun ilmiye hizmetinin ardından Meclis-i Tedkîkât-ı Şer'iyye azalığına getirilmiş, Anadolu kazaskerliği pâyesiyle taltif edilmiştir. Meclis-i Tedkîkât-ı Şer'iyye, şer‘î mahkemelerden gelen meselelerin incelendiği ve ilmiye-adliye teşkilatının kesiştiği yüksek kurullardan biriydi. Kazaskerlik pâyesi ise fiilî görevden ziyade ilmiye hiyerarşisinde yüksek rütbe ve itibar derecesine işaret ederdi.
Yusuf Sıdkı Mardinî Efendi’nin ilmî şöhretinde en büyük pay, İmam Gazzâlî’nin İhyâü Ulûmi’d-Dîn adlı eserine yaptığı geniş tercüme ve şerhtir. Mesîru Umûmi’l-Muvahhidîn Şerh u Terceme-i Kitâb-ı İhyâu Ulûmi’d-Dîn adıyla bilinen bu çalışma Türkiye Yazma Eserler Kurumu tarafından günümüzde on cilt hâlinde yayımlanmıştır.
Arapça, Farsça ve Türkçe metinlere hâkimiyeti; özellikle Arap edebiyatından binlerce beyti hafızasında taşıması, devrinde onun ilmî ve edebî kudretini öne çıkan âlimler arasına koymuştur.
Ailesi Cumhuriyet döneminde de ilim, hukuk ve düşünce hayatında iz bırakmıştır. Türk hukuk tarihi ve vakıf hukuku alanındaki çalışmalarıyla tanınan Ebül'ulâ Mardin, Yusuf Sıdkı Efendi’nin oğludur; ünlü sosyolog Şerif Mardin de bu aile hattının sonraki kuşaklarındandır.
20 Zilhicce 1319 Pazar günü (Miladî 30 Mart 1902) vefat eden Seyyid Yusuf Sıdkı Mardinî Efendi, Fatih Camii Haziresi’ne defnedilmiştir.

Kitabe
O, diridir, ebedidir. Cihanın bir tanesi Mardinli tanınmış müftü, Peygamber'in temiz soyundan gelen Yusuf Sıdkî Hazretleri, ceddi resuller sultanının ruhunu şâd etmişti. Günahlardan sakınması ve bolca ibadet etmesi ve güzel ahlakıyla kamil olanlar, onun güzel ahlakına ve dünya halkı da ilim ve irfanına hayran idi. Fazilet ve hünerinin şöhreti dünyayı kapladı. Doğu ve Batı ilminden istifade etmişti. Mart 1902 Pazar günü.
"Yeyüzünde bulunan her şey yok olacaktır." (Rahman 26) Altmış sene ömrünü şeriat için harcadı. Sadece fıkıh, tefsir ve hadisten bahsederdi. Eser yazmaya da epeyce gayret gösterdi. İhyau ulumi'd-din isimli esere yazdığı şerh unutulmaz. Hele Mecmua-i Fetva adlı kitabı ile Nevabiğ Şerhi İslam hukukçularının ellerinden düşürmediği bir eser, meramını kısa, öz ve düzgün anlatmak isteyenlere örnek bir metin olmuştur. Yusuf Sıdkî, yüce gayretlerine dünya dar gelince, cenneti kendisine mekan eyledi. 1902.
Ruhuna el-Fâtiha.