Yapımından Sonraki Değişiklikler
Diğer adı Hacı Beşir Ağa Zaviyesi olan yapının mevcut tarihî kitabesine göre başlı başına ayrı bir bina olarak 1745'te yapılmıştır.
Nakşibendi tarikatı mensuplarının kullanımına tahsis edilen yapı, Sultan II. Mahmud tarafından 1826-1839 yılları arasında tamir ettirilmiştir.
1925'te tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla beraber uzun süre evsiz ve fakir ailelerin sığındığı bir barınak olarak kullanılmıştır.
1950'de geçirdiği büyük bir yangın sonrası Vakıflar İdaresi tarafından restore edilen tekke, kapatılan siyasi partilerin eşyalarının depolanması amacıyla kullanılmıştır.
Daha sonra 1964'te ve son olarak 2010'da tekrar restore edilerek günümüzdeki halini almıştır.
Günümüzde İstanbul Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıf Başkanlığı tarafından kullanılmaktadır.
Öne Çıkan Özellikler
Cami, kütüphane, sebil, sıbyan mektebi ve medreseden oluşan külliyenin içindeki tekke birimi olarak inşa edilmiştir.
1885'te yapılan nüfus sayımına göre tekkede sadece 5 kişinin kaldığı ve yapının eski canlılığını yititmeye başladığı kaydedilmiştir.
Tekke; 12 derviş hücresi, mutfak, yemekhane, selâmlık ve tevhidhâneden oluşmaktadır.
Yapı, 18. yüzyıl ortası İstanbul’unda Batı tesirleriyle gelişen üslup arayışlarının erken örnekleri içinde değerlendirilir.
1717-1746 yılları arasında 30 sene kesintisiz Osmanlı harem yöneticiliği yapan Hacı Beşir Ağa, sarayın en güçlü ve nüfuzlu isimlerinden biri olmuştur.
Kesin olmamakla beraber birçok tarihçiye göre Mimar Çelebi Mustafa Ağa, külliye ve tekkenin mimarlığını üstlenmiştir.

