Yapımından Sonraki Değişiklikler
Fatih Sultan Mehmed döneminde yaşayan varlıklı tüccar Hoca Hubyar tarafından kendi kişisel servetinden harcanarak 1473'te inşa ettirilmiştir.
Mescid olarak tasarlanan yapı, Sultan III. Ahmed sadrazamlarından Çorlulu Ali Paşa tarafından minber eklenerek camiye çevrilmiştir.
İstanbul'un meşhur suriçi yangın ve depremlerinden etkilenen ahşap cami, 1909 yılında Büyük Postane projesiyle beraber yeniden inşa edilmiştir.
Günümüzdeki son halini Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 2003 yılındaki restorasyonu ile almıştır.
Öne Çıkan Özellikler
Birinci Ulusal Mimarlık akımı izlerini taşıyan yapı, "Hoca Hubyar Camii" ve "Büyük Postane Camii" olarak da bilinir.
Sekizgen planlı olarak tasarlanan camii, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin türbe mimarisine atıfta bulunmaktadır.
Hem kubbe hem iç mekan süslemelerinde Kütahyalı Hacı Hafız Mehmed Emin Usta'nın (1872-1922) atölyesinden çıkan çini süslemeler kullanılmıştır.
İkinci Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının da mimarı ve Birinci Ulusal Mimarlık akımının önde gelen isimlerinden olan Vedat Tek, Büyük Postane binasının mimari stilini bu camiye de yansıtmıştır.

