Tekke, 1766-67’de (Hicri 1180) Sadrazam Muhsinzâde Mehmed Paşa tarafından eski düzeni korunarak yeniden yaptırılmıştır.
1782’de Balat yangınında ortadan kalkan tekkeyi Galata Voyvodası Seyyid Halil Efendi yeniden inşa ettirmiş; yenileme 1786’da (Hicri 1200) tamamlanmıştır.
II. Mahmud, 1818-19’da (Hicri 1234) tekkeyi daha geniş biçimde yeniden inşa ettirmiş; 1835-36’da ikinci kez yaptırmış ve arsa doğuya doğru genişletilerek bu kısma harem dairesi eklenmiştir.
Sultan Abdülmecid 1844’te onarım yaptırmış ve şadırvan yaptırmıştır; 1857-58’de (Hicri 1274) tevhidhâne-türbe ile kadınlar mahfili kısmen yenilenmiş, derviş hücreleri yıktırılıp yeniden inşa ettirilmiştir.
II. Abdülhamid devrinde 1882-83’te (Hicri 1300) yeniden onarım görmüş; 1893’te tevhidhâne-türbenin çatısı elden geçirilmiş, boyası yenilenmiş ve harem dairesi bugünkü şekline getirilmiştir.
1909’da tevhidhâne-türbede bazı tamirler yapılmıştır.
1925’te tekkelerin kapatılmasından sonra tevhidhâne-türbe bir süre kullanılmamış; 1945’te duvarlar kâgir olarak yenilenmiş, bazı pencere kemerleri sivri kemere dönüştürülmüş ve çatı yeniden yapılmıştır.
Öne Çıkan Özellikleri:
Halvetîliğin Cerrâhî kolunun âsitânesi ve pîr makamıdır.
Tevhidhâne ve türbe aynı kitle içinde ortak bir çatı altında toplanmıştır.
Türbede pîr Nûreddin Cerrâhî’nin sandukası başta olmak üzere çok sayıda ahşap sanduka bulunur.
Türbenin sokak cephesinde “niyaz penceresi” yer alır; üstündeki kartuşta Nûreddin Cerrâhî’nin adı ve 1797 tarihli kitâbe bulunur.
Yerleşkede tevhidhâne-türbe ve harem ana kitleyi oluşturur; arkada şerbethâne ve şadırvan avlusu düzeni izlenir.