Tekke, vakfiyesinde “Kalenderân-ı Özbekiyye’ye mensub” bir zâviye olarak kurulmuş; meşihatın Kalenderhâne Tekkesi şeyhi Mehmed Efendi’ye ihalesi ve Özbekiyye’den bir kimse üzerine verilmesi şartı konmuştur.
Vakfiye, yapının Eyüp Özbekler Tekkesi’ne bağlı işlemesini şart koşmuş; yapı Orta Asya’dan gelen misafir dervişlerin konakladığı küçük ölçekli bir tekke olarak kurgulanmıştır.
Ayin günü vakfiyede ilk dönemde cuma ve pazartesi iken daha sonraki dönemde cuma gününe inmiştir; Mecmua-i Tekâya kaydı ayin gününü perşembe olarak vermiştir.
Balcı Yokuşu’na açılan kapı üzerindeki kitabe harf devrimi döneminde kazınmış; minare aynı dönemde yıktırılmıştır.
1851’de, tekkenin haziresi sınırındaki Sokullu Mehmed Paşa Çeşmesi onarım görmüş ve hazne ilavesi yapılmıştır.
1956–1957 yol çalışmaları sırasında bazı tarihî eserlerin mezar taşları yamaca taşınmıştır.
Tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla tekke işlevi sona ermiş; günümüze tekke yapılarından ağırlıkla semâhâne kütlesi ve hazire ulaşmıştır.
Eyüp Belediyesi yapıda restorasyon uygulaması yürütmüş; yapı günümüzde belediyenin “Afife Hatun Kültür Evi” kullanımı içinde yer almıştır.
Öne Çıkan Özellikleri:
Yapı, kaynaklarda Balcı Dergâhı, Abdünnâfî Tekkesi, Nâfî Efendi Tekkesi ve Balcı Yokuşu Tekkesi adlarıyla da geçer.
Bugün tekkenin semâhânesi ayaktadır; yapı iki katlıdır ve ahşap çatılı yığma moloz taş kütle olarak tanımlanır.
Plan şemasında zemin katta giriş holü, merdiven, mutfak, şeyh odası, sanduka odası ve su haznesi; üst katta tevhidhâne ile birlikte şerbethane, abdesthane ve harem birimleri yer alır.
Hazire tekke kimliğinin ana bileşenidir; haziredeki kabir taşlarının önemli bir bölümü kaybolmuştur.