Şemsi Paşa Medresesi

Sesli Anlatım:

Yapım Yılı:

1580

Konumu:

Üsküdar, İstanbul

Kim Yaptırdı:

Vezir Şemsi Ahmed Paşa

Mimarı:

Mimar Sinan

Yapımından Sonraki Değişiklikler:
  • Şemsi Ahmed Paşa’nın vefatından kısa süre sonra medrese biriminin tekke/zaviye işleviyle anıldığı; kaynaklarda “tekye/medrese” adlandırmalarının birlikte geçtiği kaydedilmiştir.
  • 1894 İstanbul depreminde külliye ağır zarar görmüş; 1895’te tamir edilmiştir.
  • Bu dönemde medrese kubbelerinde çatlaklar ve kurşun kaplamalarda kayıplar bulunduğu; medresenin bir süre hayvan barınağı olarak kullanıldığı kaydedilmiştir.
  • Mustafa Kemal Atatürk’ün restorasyon emri sonrasında 1940-1943 yıllarında Vakıflar İdaresi tarafından kapsamlı onarım yapılmıştır.
  • 2007-2008 onarımında, deniz yönüne tehlikeli eğim gösteren minare aslına uygun biçimde tamir edilmiştir.
  • Günümüzde medrese kütüphane işleviyle kullanılmaktadır.
Öne Çıkan Özellikleri:
  • Şemsi Ahmed Paşa Medresesi ve Şemsi Paşa Dârülhadisi adlarıyla da anılır; bazı kaynaklarda tekke/zaviye bağlamında da anıldığı belirtilir.
  • Külliye içinde medrese, caminin kuzey ve batı tarafında avluyu saran, “L” planlı bir düzenle kurgulanmıştır.
  • Medrese 12 kubbeli hücre ve 1 dershane (darülkurra) biriminden oluşur.
  • Hücrelerin önünde 18 mermer sütunun taşıdığı, üzeri kubbeli olmayan bir revak bulunur; sütun başlıkları baklavalı olarak tarif edilir.
  • Revakta sivri kemerler kullanıldığı; revak sütunlarının medrese hücre duvarlarıyla kemer bağlantısı kurmadığı kaydedilmiştir.
  • Hücrelerin yaklaşık 2,95 × 2,95 m ölçülerinde olduğu; duvar kalınlığının yaklaşık 0,80 m olarak verildiği belirtilir.
  • Hücrelerde ocak ve nişlerin bulunduğu; duvarlarda altlı-üstlü pencereler açıldığı, köşe hücrelerde pencere sayısının arttığı kaydedilmiştir.
  • Dershane/darülkurra birimi yaklaşık 7 × 7 m ölçülerinde verilir; çok pencereli düzeni (altlı-üstlü toplam 16 pencere) ve sağır kubbesinin sekiz yüzlü kasnak üzerine oturduğu belirtilir.
  • Medrese duvar örgüsünün “bir sıra kesme taş ve üç sıra tuğla hatıllı” teknikle kurulduğu; denize bakan cephede malzeme bütünlüğünün özellikle gözetildiği değerlendirilmiştir.