Ümmî Sinan’ın vefatından sonra tevhidhânenin mihrap duvarı önüne bir türbe inşa edilmiştir.
Tevhidhâne-türbe binası II. Mahmud döneminde (1826-1839) temelleri korunarak yenilenmiş; tevhidhânenin doğu yönüne hünkâr dairesi ve hünkâr mahfili ilâve edilmiştir.
19. yüzyılın son çeyreğinde II. Abdülhamid’in ve tekke mensuplarının yardımlarıyla bütün binalar esaslı bir onarımdan geçirilmiş; harem ve selâmlık bölümleri yeniden yapılmıştır.
1925’te tekkelerin kapatılmasından sonra harem ve selâmlık bölümleri, son postnişinin ailesi tarafından ikametgâh olarak kullanılmış; bu kullanım yapının tamamen harap olmasını engellemiştir.
1980’de tevhidhâne-türbe bölümü tamir edilmiştir; selâmlık bölümünde tasavvuf mûsikisi çalışmaları yapılmaktadır.
Sokağın karşı yakasında bulunduğu bilinen hünkâr kasrı günümüze ulaşmamıştır.
Öne Çıkan Özellikleri:
Tekke, Halvetiyye tarikatının Sinâniyye kolunun pîri İbrâhim Ümmî Sinan’ın kabrini barındırdığı için pîr makamı olarak kabul edilmektedir.
Cümle kapısı ve çeşme, tekkenin ilk inşa edildiği dönemden günümüze ulaşan öğelerdir.
Çeşmenin kilit taşında “mühr-i Süleyman” kabartması bulunmaktadır.
Türbede, Nasuh Efendi ve Ümmî Sinan’a ait olanlar dâhil toplam on iki ahşap sanduka bulunmaktadır.
Yapıda Sinânî tacı sembolizmi tavan göbeklerinde ve türbe çevresindeki ahşap parmaklık köşelerindeki minyatür taçlarda görülmektedir.