Mescid, 16. yüzyılın başlarında Cezeri Kasım Paşa tarafından inşa edilmiştir; bunun Osmanlı arşiv ve envanter kayıtlarında yer aldığı görülür.
Yapı 1868 yılında Sultan Abdülaziz’in saltanatında kagir malzemeyle yeniden inşa edilmiş ve mevcut formuna büyük ölçüde bu dönemde kavuşmuştur; yanıcı ve çevresel etkenlerle zarar görmesi sonrası bu onarım yapılmıştır.
20. yüzyılın ortalarında yapının bazı bölümleri tahrip olmuş; 1957 yılında mevcut bina kentsel müdahalelerle ortadan kaldırılmıştır.
Uzun süre boş kalan arsa üzerinde daha sonra Türkiye Diyanet Vakfı gibi kurumların katkılarıyla yeniden yapılandırma çalışmaları yapılmış ve mevcut yapı, 1989 yılında ibadete açılmıştır.
Öne Çıkan Özellikleri:
Cezeri Kasım Paşa Camii, Fatih’in Bab-ı Ali tipi mahalle yapıları arasında 16. yüzyıl başlarına tarihlenen önemli örneklerden biridir.
Mescidin yer aldığı Alemdar Mahallesi bölgesi, tarihsel açıdan suriçi ticaret ve idari akslarla ilişkili bir konumdadır; bu da yapının seçilmiş yerleşim dokusunu anlamada önemli bir ipucudur.
Onarım sonrası 19. yüzyılda yeniden inşa edilen yapının kagir strüktürü ve zaman içinde oluşan mimari veriler, dönemin tipik Osmanlı cami inşaat geleneğini yansıtır.
Camii, yıllar içinde farklı işlevsel değişiklikler geçirmiş olsa dahi, bulunduğu çevrede etkin bir ibadet mekânı olarak tarihsel sürekliliğini sürdürmüştür.
1989’daki yeniden açılış çalışmaları, caminin tekrar ibadete kazandırılması açısından 20. yüzyıl restorasyon pratiğinin İstanbul’daki örneklerinden biridir.